Site Haritası
Ziyaretçi İstatistikleri
Bugünkü ziyaretçi sayısı: 63
Toplam ziyaretçi sayısı: 296874
Derin Toplardamar Yetmezliği ve Sonuçları

Tıp literatüründe iç varis olarak tanımlanan bir hastalık yoktur. Yanlış olarak iç varis olarak tanımlanan bu hastalık ise, özellikle derin toplardamarlarda pıhtıların erimesini takip eden kapakçık hasarı sonucu gelişir. Oluşan hasar, toplardamar yetmezliğine ve toplardamarlarda basınç yükselmesine neden olur.

Toplardamarlardaki basınç artışı, bilinen yüksek tansiyon gibi sinsi ve sessiz olarak dokuda beslenmeyi bozar, özellikle ayak bileğinin iç tarafında deri değişikliklerine neden olur. Doku beslenmesinin bozulmasıyla renk değişimi ve cilt kalınlaşması oluşur. Normal yapısı bozulmuş, direnci kırılmış bu bölgelerde hızla venöz ülser adı verdiğimiz tedaviye dirençli yaralar ve hasarlar oluşur. Derin toplardamarda yetmezliğine:

  • Derin toplardamarlarda pıhtı oluşması (DVT),
  • Derin toplardamar sisteminde doğumsal kapakçık yokluğu,
  • Yüzeysel toplardamarlardaki bozukluklar,         
  • Yüzeysel ve derin toplardamar sisteminin birleşme noktalarındaki yetmezlikler neden olur.

Derin toplardamar sisteminde pıhtı oluşmuş hastalarda, kapakçıkların bozulması sonucu zaman içinde oluşan tablo, postflebitiksendrom olarak adlandırılır. Bu hastaların çoğu bacak bileklerinin iç tarafında açılan yaralar nedeniyle doktora başvururlar. Bu tip yaraların en yaygın nedeni tedavi edilmemiş varis hastalığıdır.

Kısaca toplardamar bütünlüğünün bozulduğu hastaların hemen hepsinde bu tablo oluşabileceğinden gerekli önlemlerin zamanında alınması gereklidir.

Toplardamar hastalıklarının en uç noktasında bulunan bu tablonun ortaya çıkmaması için, konusunda uzmanlaşmış bir doktorun sürekli kontrolü altında bulunmak ve önerilen tedavi şemasına harfiyen uymak gerekmektedir. Tedavi şemasının en önemli ve vazgeçilmez yapı taşı kompresyon ve basınç tedavisidir.